|
| : | Musevilerce cumartesileri uygulanan kutsal dinlenme günü. ... |
| : | Aslen her yedi yılda bir üniversite öğretim üyelerine verilen araştırma veya seyahat izni. Terim günümüz ... |
| : | American Airlines'ın desteklediği GDS (bkz. Küresel dağıtım sistemi). ... |
| : | Vahşi yaşam alanlarına (av koruma sahaları gibi) fotoğraf veya bazen de avlama için düzenlenen gezi. ... |
| : | Yolculuğun başlamasının hemen ardından mürettebatça gemi veya uçağın güvenlik ve tahliye ekipmanının kullanılmasına dair verilen ... |
| : | Otel vb. Kurumlarca müşterilerinin değerli eşyalarının korunmasına yönelik verdikleri hizmet. ... |
| : | Okul & Grup Seyahat Birliği. ... |
| : | Hindistan'da nezaketli hitap şekli. ... |
| : | Gemi ya da yelkenli ile gitmek ... |
| : | Rüzgarı yakalamak üzere teknelerin direklerine takılan büyükçe kumaş parçası. ... |
| : | Rüzgar sörfünde kullanılan direk ve yelkenli küçük tekne. ... |
| : | Yelkenle hareket eden gemi. ... |
| : | Vapur tarifesi için kullanılan eski terim. ... |
| : | Talebin çok yoğun olduğu dönemlerde kimi gemi ve feribot seferlerinde kullanılan bir kontrol dokümanı. ... |
| : | Motorsuz sürekli uçuşta kullanılan havadan ağır bir uçak. Sailplane'ler yukarı yönlü rüzgarlar yardımıyla uçabilmeleri bakımından ... |
| : | İşverenin hizmetlerinin satışı amacıyla yapılan sözleşme. İşverenlerin çoğunun bu tip sözleşmeler için kullandıkları belirli bir ... |
| : | Sıvılarda, tipik olarak da denizlerde tuzun yoğunluğu. Tuzluluk ne kadar yüksek olursa suyun kaldırma kuvveti ... |
| : | Savunan tarafın kendisinden çıkarak yarma harekatı düzenleyebileceği sur kapısı. ... |
| : | 1. Gemi salonu. 2. (ABD) Bar. 3. (İng.) Sürücüyle yolcu arasında ayırıcı bölme bulunmayan kapalı ... |
| : | Meyhaneci veya bar sahibi. ... |
| : | Denizci (İngilizce'de bilgi ve deneyimi vurgulamak üzere "old salt" deyimi sık sık kullanılır). ... |
| : | Tuzlu göllerin (bkz. Tuzlu göl) buharlaşması sonucu meydana gelen tuzlu arazi. ... |
| : | Suyu tuzlu olan göl. ... |
| : | Bir yerin veya iklimin sıhhatli oluşu. ... |
| : | Kaza vb. Bir olayın ardından gemiden kurtarılan eşya ve yükler. ... |
| : | Hareket kabiliyetini yitirmiş gemileri kurtarmak üzere tasarlanmış römorkörler (bkz. Römorkör). ... |
| : | Rusça'da semaver. Uzun menzilli Rus trenlerinde bir zamanlar standart şeylerden. ... |
| : | Uzak Doğu'da kullanılan küçük teknelere verilen isim. ... |
| : | Mallerın teşhi edildiği oda. ... |
| : | Deniz veya akarsu içinde sığlık oluşturan kum yığını. ... |
| : | Temiz ... |
| : | Atlas Okyanusu'nun sargasso adı verilen deniz yosunlarının adavari birikintiler oluşturduğu kuzey kesimi. ... |
| : | Bir başka devlete bağımlı olan veya onun tarafından kontrol edilen küçük devlet. ... |
| : | Acenteden uzak bir mahalde trafik dokümanları basa/çıkarabilen bilet yazısıcı (bkz. Bilet yazıcısı). Uydu bilet yazıcıları ... |
| : | Yakınında bulunduğu şehre bağımlı yerleşim yeri. ... |
| : | 1. Engellilerin Seyahat İmkanlarını Geliştirme Derneği. ... |
| : | (Satellite navigation) Uydulardan bilgi alma yoluyla seyir sistemi. Gemi ve uçaklarda giderek yaygınlaşmaktadır. ... |
| : | Bedendeki tüm dokuların çözünmüş azota, ilgili derinlik bakımından, azami derecede doyduğu uzun süreli dalış. ... |
| : | Kuzey ve güney yarı kürelerde ekvatoral yağmur ormanlarına komşu tropik kırlar; Türkçe'de ağaçlı bozkır da ... |
| : | 5. Ve 6.yy.larda İngiltere'nin bazı kısımlarını fetheden Cermen kavimleri, onlara ait ve onlarla ilgili olan. ... |
| : | Harita üzerindeki bir uzunluğu yeryüzündeki gerçek uzunluğa oranı. Örneğin haritadaki bir milimetrelik uzunluk gerçek arazide ... |
| : | Danimarka, Norveç ve İsveç'i kapsayan coğrafi bölge. Çoğunlukla Finlandiya ve İzlanda'yı da içine alacak şekilde ... |
| : | Bir arazi, toprak parçası vs.nin genel görünümü. ... |
| : | Görünüş itibariyle cazibeli olan. ... |
| : | Program, tarife ... |
| : | Tarifeli sefer düzenleyen taşıyıcı. ... |
| : | Yolcu talebinden bağımsız olarak belirli noktalar arasında belirli zamanlarda işleyen sefer. ... |
| : | İngiliz para birimi sterlin alanı içinde bulunan, yani para birimleri İngiltere'ninkine sıkıya sıkıya bağlı olan ... |
| : | 1. (ABD) Büyük bira bardağı. 2. (İng.) Büyükçe kadeh, özellikle sherry için olanlar. ... |
| : | Dümdüz aşağı inen kayak pisti. ... |
| : | Sahra Çölü'nden Akdeniz'e esen sıcak ve kuru yel. ... |
| : | Küçük, gevşek taşlar ve kayalarla kaplı dağ eteği. ... |
| : | Küçük çalı ve gür ağaçlıklı arazi. ... |
| : | Birikmiş suyun boşaltıması için geminin yanında bulunan delik. ... |
| : | Gemiyi kasten batırmak. ... |
| : | Gemi güvertesinde kapaklı açıklık. ... |
| : | Büyük ölçekli tuzlu su örtüsü. Büyüklüklerine göre on büyük on deniz: Güney Çin Denizi, Karayip ... |
| : | Sürüklenmesini engellemek amacıyla gemiden atılan aygıt. ... |
| : | Denizden karaya esen yel; deniz meltemi de denir. ... |
| : | Geminin su çizgisinin altında bulunup su alamya veya atmaya yarayan delik. ... |
| : | Fırtınalı havalarda güvertede dolaşabilme kabiliyeti. Yolcunun bu beceriyi kazanması genellikle birkaç gün alır. ... |
| : | Geminin denizde sallanması nedeniyle hissedilen mide bulantısı. Kulaktaki denge organlarının düzeninin bozulması nedeniyle olur. ... |
| : | Gemi, hovercraft (bkz. Hovercraft), hidrofoil (bkz. Hidrofoil) vb. Su taşıtlarıyla yapılan yolculuk. ... |
| : | Otellerde deniz manzaralı odalar müşterilerce epey rağbet görür ve bunun için genellikle bir miktar ilave ... |
| : | Deniz gelecek saldırıları önlemek için yapılan surlar. ... |
| : | Kıyı yerleşimi veya kıyıdaki tatil merkezinin denize bakan kesimi. ... |
| : | Karanın denize yakın olan kesimi. ... |
| : | 1. Yılın birbirinden farklı iklimsel özelliklere sahip dört bölümünden her biri. Mevsimler arasındaki farklar kutuplara ... |
| : | Verili bir dönem içinde seyahat, belli yerlere giriş vs. Için geçerli olan bilet. ... |
| : | Mevsim farklılaşmasından ötürü ürün veya hizmetlere talepte görülen değişiklikler. ... |
| : | Kaza ve sert bir hareket durumunda yolcuları içinde oturdukları taşıtların koltuklarında tutan aygıt. ... |
| : | Havayolunda charter (bkz. Charter) seferlerinde kendisine bağlı bir otel konaklamasının bulunmadığı koltuk. İngiltere'de charter uçuşlarında ... |
| : | Otobüslü turlarda yolcuların düzenli aralıklarla yer değiştirdikleri ve böylece herkesin daha iyi koltuklarda oturma fırsatı ... |
| : | Bir araç, salon vs.de koltukların dağılım ve planını gösterir şekil. ... |
| : | Denize doğru. ... |
| : | Deniz ve haliç kıyılarındaki karayolu. ... |
| : | 1. Aslen, yolcuları birinci, ikinci ve üçüncü sınıf vagonlarda taşıyan trenlere uygulanan bir ifade. Trenlerin ... |
| : | Gemide iki öğünün ikincisi. ... |
| : | Muhtelif ayak (bkz. Ayak (I)) ve segmentleri (bkz. Segment) kapsayabilen bir güzergah veya yolculuğun tamamı. ... |
| : | Terörist eylemleri tespit edebilmek için yolcu ve bagajlarının kontrol edilmesinin maliyetini karşılayabilmek amacıyla alınan tutar. ... |
| : | 1. Aslen, ulaşım amaçlı olarak iki hamalca taşınan koltuk. 2. (ABD) Aile arabası. ... |
| : | Yolcununun taşıta binmeyle taşıttan inmesine kadar yolculuğu oluşturan kısım. Söz konusu taşıt yolu üzerinde birkaç ... |
| : | Gelgit hareketlerinden ziyade hava basıncı değişikliklerine bağlı olarak göl vb. Su kütlelerinde meydana gelen değişiklik. ... |
| : | Uzun ve ince kumul. ... |
| : | Fransızca olan kelime oturma, ikamet anlamındadır. Kısa süreli tatil olarak da kullanılır. ... |
| : | Konukların kendi yemeklerini kendilerinin hazırlamalarına izin veren veya bunu bekleyen konaklama tipi. ... |
| : | Araba kiralamada, kiralayanın kendisinin kullandığı araba. ... |
| : | Alabora olması halinde otomatik olarak düzgün duruma gelen küçük bot. ... |
| : | Tatil veya başka bir düzenlemenin potansiyel müşterilerin hoşuna giden özelliği veya yanı. ... |
| : | 1. Elde tutulan bayrakların kullanıldığı eski bir işaretleşme yöntemi. Burada her pozisyon bir harfe karşılık ... |
| : | Kısmen zeminin altında bulunan bina katı. ... |
| : | İhtiyar ya da emekli kimse. ... |
| : | Etkinlik Organizatörleri Derneği. ... |
| : | Kaya mezarı veya taş ya da kayadan yapılma mezar. ... |
| : | Tropik bölgelerde zaman zaman bulutsuz gökyüzünden düşen ince yağmur. ... |
| : | Doküman üzerinde, söz konusu dokümanın parti içindeki konumunu belirten rakam veya kod. ... |
| : | Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan kadın. ... |
| : | Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kimse, görevli. ... |
| : | Hizmet, bakım yapmak ... |
| : | Yakıt almak, dinlenmek vs. Için yol kenarlarında bulunan alan. ... |
1. sayfadasınız. Toplam sonuç 4 sayfa.
>>